Anasayfa / arıcılık / Recep Konuk’tan Tarihi Tarım Eleştirisi!

Recep Konuk’tan Tarihi Tarım Eleştirisi!

“Tarım ve hayvancılığın tarihte ilk defa yapıldığı, en çok ekilen bitkilerin, koyun, keçi, inek gibi besi hayvanlarının ana vatanı bu toprakların bugün tohum getirmek, damızlık hayvan getirmek zorunda kalmasından bir üretici olarak hicap duyuyor, utanıyorum. Ve hep şu soruyu soruyorum, onlar neyi doğru yaptı, biz neyi eksik bıraktık?

Onun için de kurum olarak eksik bıraktığımızı düşündüğümüz, gördüğümüz her konuda eksiği gediği kapatmak, suyun akmasına sebep olan delikleri tıkamak için çalışıyoruz. Mesela patates tohumunu onun için üretiyoruz. Mesela mısır, ayçiçeği, buğday, şeker pancarı tohumuna onun için emek veriyoruz. Embriyo üretim ve transfer merkezini onun için önemsiyoruz. Daha da önemlisi bu üniversiteyi bunun için kurduk. Eksik kalanlar, eksik olanlar tamamlansın, hem ana vatanı burası olan bitkiler bu topraklarda dünyada en verimli şekilde üretilebilsin, hem de burada evcilleştirilen hayvanlar en çok sütü, en çok eti bu topraklarda versin diye kurduk bu üniversiteyi” diyen 25. ve 26. Dönem AK Parti Karaman Milletvekili ve PANKOBİRLİK Genel Başkanı Recep Konuk, Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi’nin temel misyonunu “ülke çiftçisinin çok üretip çok kazanması için işe aklı ve bilimi dâhil etmek” olarak anlattı.

Üretici ile ilgili algı oluşturulduğunu, tarım sektörünün ekonominin üzerinde yük olduğuna dair bir kara propagandanın onlarca yıldır sürdürüldüğünü anlatan Başkan Konuk, konuşmasında “niye yapılıyor bu kara propagandayı, Türkiye kendine yetecek kadar üretemezse bu işi organize edenlere daha bağımlı olacak da onun için. Türkiye’yi midesinden bağımlı hale getirebilirlerse istedikleri gibi yön verecekler. Şunu ekemezsin, bunu ekemezsin demeye başladıkları günden bu yana bunu yapmaya çalışıyorlar. Ancak Türkiye 17 sene önce o derin uykudan uyandı. Öyle zeytinyağlı yiyemem türküleri ile falan uyutulamıyor artık. Türkiye son 17 yıldır, tarımsal üretimin önemini kavramış ve üretimdeki altyapı eksikliklerini yılların ihmaliyle sektörde açılan yaraları tedavi etmeye çalışan bir ülke. Tedavi sürecini büyük oranda tamamladık, şimdi bünyeyi kuvvetlendiriyoruz. Sektör önümüzdeki yıllarda inşallah daha hızlı koşacak. Çünkü hükümetimiz de biz de biliyoruz ki, bu ülke üretmezse her ürün dünyanın her yerinde pahalıdır, değilse bile pahalı hale getirilir” dedi. Konya Şeker tarafından Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi’nde düzenlenen eğitim programında amfileri bu kez hayvancılık ile uğraşan çiftçiler doldurdu. Çiftçilerle bilim adamlarını aynı salonda buluşturan programa, çok sayıda üretici katıldı.

KONYA GIDA VE TARIM ÜNİVERSİTESİ İLE TARIMSAL ÜRETİMİN NİTELİĞİ YÜKSELECEK

“Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi’ni kurmamızın iki tane asli sebebi vardı. Birincisi, tarımsal üretimi hem arttıracak hem de tarımsal üretimin niteliğini yükseltecek bilgi ve teknoloji üretmesi. İkincisi, üretilen tarımsal ürünü daha katma değerli hale getirecek işlere imza atması. Yani ülke çiftçisinin çok üretip çok kazanması için işe aklı ve bilimi dâhil etmek. Üniversitemizin temel misyonu bu. Bu eğitim programları da üniversitemizin üreticinin daha çok üretmesi ve ürettiğinin niteliğinin yükseltilmesi için yaptığı çalışmalardan biri ya da daha doğru tabir ile ilki. Bu programla sanırım, mevcut durum çerçevesinde eldeki sürünün niteliği, coğrafi imkânlar, teknik imkânlar değişmeden eldekilerle daha çok ve daha kaliteli nasıl üretebileceğimize dair değerli bilgiler bu salonda paylaşılacak. Bu işin ilk ayağı. Bunun ikinci ve en önemli ayağı ise mevcut şartları değiştirecek çalışmalardır ki üniversitemizden o konuda beklentimiz büyük ve inşallah o çalışmaları da bu salonda konuşup, birlikte hayata geçireceğiz. Üretilen ürünün katma değerli hale getirilmesi konusuna gelince o zaten bizim en iyi bildiğimiz işlerden biri. Ancak o konuda da elbette üniversitemizden beklentilerimiz, büyük beklentilerimiz var” diyen 25. ve 26. Dönem AK Parti Karaman Milletvekili ve PANKOBİRLİK Genel Başkanı Recep Konuk, Konya Gıda ve Tarım Üniversitesinin aktif bir şekilde çiftçi eğitimlerine devam edeceğini ifade etti.
Bilimsel çalışmaların yanı sıra çiftçi eğitimlerine büyük önem veren Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi, bu kez hayvancılık ile uğraşan çiftçileri ağırladı. Konferans salonunda yapılan programa çok sayıda üretici katıldı.
Eğitim programının açılış bölümünde çiftçilere hitap eden Başkan Konuk, “Tanzim Satış ile ilgili konular çok tartışılıyor. Fahiş fiyatlarla satışlarda var. Elbette tedbir alınması lazım ama niye bu hale gelmişiz? Bu konulara da bakmamız lazım” dedi ve konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Jared Daimond Tüfek, Mikrop ve Çelik kitabında bir örnek veriyor, Uzaydan dünyayı hiç tanımayan biri gelse ve Hollanda ile Zambiya’ya tepeden baksa diyerek. Ben de onun gibi yapayım. Uzaydan birisi, şöyle ülkeleri dolaşsa tepeden kuş bakışı imkânlarını, avantajlarını not etse, mesela, önce Hollanda’ya baksa arazilerinin üçte biri deniz seviyesinin altında olan, sürekli yağışlar nedeniyle topraklarından su boşaltmak zorunda kalan, kışların uzun yazların kısa geçtiğini tespit edince her halde Hollandalılara acır, gıda ihtiyacını karşılamanın Hollanda’nın birinci meselesi olduğunu düşünürdü. Aynı uzaylı, Japonya’yı yukarıdan izlerken de, küçük küçük adacıklara yayılmış, arazisinin çoğunluğu engebeli olan, yılın 80-90 günü hariç yüksek nem ile boğuşan Japonya’ya da acır, o kadar yoğun nüfusun o kadar arazi ve tarıma elverişsiz iklimle sağlıklı beslenemeyeceğini düşünürdü. Bir de Türkiye’ye tepeden baksa, yaz ve bahar ayları uzun olan, dengeli bir neme sahip, yılın en az 240-250 günü tarımsal ürün üretmeye elverişli Türkiye’nin bolluk içinde yaşadığını, sadece kendisini değil dünyayı da beslediğini düşünürdü.

Daha az girdi ile daha çok nasıl üretebiliriz? Maliyetleri aşağı çekerken, ürün kalitesini nasıl ve ne yaparak yükseltebiliriz? Birim alandan veya bir hayvandan daha çok verim nasıl alırız? Sorular bunlar, bu sorulara bulacağımız cevaplar bugün hem üreticiyi hem tüketiciyi memnun etmeyen meseleleri de çözecek. Batı Akdeniz Tarımsal Araştırmalar Enstitüsü Müdürlüğünün hazırladığı rapora göre biz bir yılda 30 Bin Hektar, yani 300 Bin Dekar arazide 791 ton patlıcan üretmişiz. Hektar başına, yaklaşık 26,4 ton ürün hasat etmişiz. Kullandığımız tohum, uyguladığımız üretim tekniği ile ancak bu kadar olmuş. Dünyada hektara bizden çok ürün alan da olmuş, az alan da. Mesela İspanya hektardan 43, Meksika 36, Japonya 33 tonun üzerinde ürün almış. Endonezya sadece 7,2 ton, Filipinler 9, Romanya, 13,1, Suriye 21,3 ton ürün alabilmiş. Dünya ortalamasına göre iyi miyiz? Fena değiliz, komşularımıza bakarak baya iyiyiz. Ancak Japonya’nın gerisindeyiz, hele hele Hollanda ile kıyasladığımızda biz onlara değil, onlar bize acır. Yani Hollanda’nın ekim alanı sadece 100 hektar. Dekar olarak söylersek 1.000 dekar. Hektara verimleri 420.000 kilogram. Yani 420 ton. Dekardan 42 ton ürün kaldırmışlar. Kaldırdıkları ürün kendilerine yetmiş bir de 38 Bin tonu ihraç edip, 64 Milyon Dolar ihracat değeri ile dünya patlıcan ticaretinde ikinci olmuşlar. Dekara 42 Ton bana absürt geldi araştırmada bir hata olabileceğini düşündüm. Rakamları kontrol etmek istedim ve araştırttım. Hakikaten rakamlarda hata varmış. O 10 yıl önceki rakammış şimdi dekara 52,8 ton üretiyorlar yani hektarda 528 Ton patlıcan üretiyorlar. Bu tarımsal üretimde başka bir boyut eğer biz de bunları başarabilirsek ne domates ne patlıcan ne soğan ne de patates fiyatları konuşulur. Bunu şunun için örnek verdim; Biz sebeplere dokunmazsak sonuçlardan ne kadar çok yakınırsak yakınalım alacağımız mesafe yok. Biz sebeplere dokunmak zorundayız. Güneşi daha çok hasat edecek tohumlar, teknikler geliştirmek zorundayız. Güneşi daha çok hasat edip daha çok hayvan varlığına verimli ırklara sahip olmak zorundayız.”

Hakkında Serkan AĞAOĞLU

Diğer Haber

Tarım BAĞ-KUR’luların hakları neler?

Kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlar, diğer çalışmalarından dolayı sigortalı değiller ise 4/1-b’li olarak …